Ben Referandumda Evet Demeyeceğim
Kaynak: Bianet | http://bit.ly/dbnvY9
Bu referandum paketine katılarak meşruluk kazandırmam söz konusu olamaz. Egemenler arasındaki bir dalaşmaya "evet" oyu vererek taraf olmam mümkün değil. BDP'nin ortaya koyduğu iradeyle dayanışma halindeyim, kolektif sosyalist iradeden ayrı davranmayacağım.
Taraf gazetesi yazarlarından Rasim Ozan Kütahyalı, bugün bir yazıyla benim referandum oylamasında "kesin evet" diyeceğim şeklinde, haddini de cüretini de aşan bir paragraf yazmış. Mültefit bir tonla karışık irade hırsızlığı yapmıştır.
Devletin referandum oyununa katılmıyoruz. 12 Eylül 2010 tarihinde oylamaya sunulacak anayasa taslağını anti-demokratik ve emek karşıtı olarak görüyoruz. Herkesi boykota çağırıyoruz. Burada referandumu neden boykot etmek gerektiğini anlattığımız yazılarımızı ve medyada yayımlanan diğer yazıları okuyacaksınız.
Direnis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Direnis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ağustos 2010 Perşembe
Sırrı Süreyya Önder yazdı:
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Ece Temelkuran yazdı:
Bıktık!
Kaynak: Haber Türk | http://bit.ly/9Sau3E
Bıktım... AKP'nin iktidara gelişinden beri memleketi etkisi altına alan şizofrenik siyasal iklimden bıktım. Siyasal olarak aynı çizgide olduğum, ahlaken de birbirimizin arkasında duracağımız arkadaşlarımla ikide bir kendimi farklı "kamplarda" bulmaktan da bıktım. Bu lüzumsuz ve yıpratıcı sürecin parçası olup kendimi istemediğim insanlarla aynı kamplarda bulmaktan, insanları kırmaktan, kırılmaktan da bıktım. Üstelik bu siyasal iklimde reel politik hesaplarla mı düşünmeli, sonucuna bakmadan ahlaki bir tavır mı almalı sorusundan da bıktım. O yüzden boykot!
Beni ve benim gibileri, hayır dedikleri takdirde Geçici 15. Madde'nin değişmesine hayır diyor konumuna düşüren, evet desen bir siyasal hıncın ve hırsın parçası olmaktan kurtulamayacağımız bu "darlanmaya" karşı boykot!
Kaynak: Haber Türk | http://bit.ly/9Sau3E
Bıktım... AKP'nin iktidara gelişinden beri memleketi etkisi altına alan şizofrenik siyasal iklimden bıktım. Siyasal olarak aynı çizgide olduğum, ahlaken de birbirimizin arkasında duracağımız arkadaşlarımla ikide bir kendimi farklı "kamplarda" bulmaktan da bıktım. Bu lüzumsuz ve yıpratıcı sürecin parçası olup kendimi istemediğim insanlarla aynı kamplarda bulmaktan, insanları kırmaktan, kırılmaktan da bıktım. Üstelik bu siyasal iklimde reel politik hesaplarla mı düşünmeli, sonucuna bakmadan ahlaki bir tavır mı almalı sorusundan da bıktım. O yüzden boykot!
Beni ve benim gibileri, hayır dedikleri takdirde Geçici 15. Madde'nin değişmesine hayır diyor konumuna düşüren, evet desen bir siyasal hıncın ve hırsın parçası olmaktan kurtulamayacağımız bu "darlanmaya" karşı boykot!
30 Temmuz 2010 Cuma
Süreyya Karacabey yazdı:
Gündeliğe Direnmek
NedenBoykot'tan: "Direniş, bize muhalefet olmanın biçimlerini de sistemin dayattığını çözdüğümüz noktada başlar, sistemin tanımladığı yapıları olumlamanın biat, olumsuzlamanın muhalefet olduğu yanılsamasından kurtulduğumuz noktada" diyen Karacabey, referandum boykotunu gündelik yaşama sızmış teslimiyet biçimlerini teşhir ederek ele alıyor.
Kaynak: Haber Fabrikası http://www.haberfabrikasi.org/s/?p=4935
Direniş, sadece büyük politik karar anlarının eşlik edicisi değildir, direniş aslında bir formun dışına çıkmak için verilen kocaman bir mücadeledir, evde çocuğunuza bakarken, iş yerinizde işinizi yaparken hatta alışveriş yaparken bile bir formun içinde olduğunuza ayılmadıkça, kullandığınız bütün muhalif sözcükler kırık cam parçaları gibi ağzınıza batar ve kanatır dilinizi.
NedenBoykot'tan: "Direniş, bize muhalefet olmanın biçimlerini de sistemin dayattığını çözdüğümüz noktada başlar, sistemin tanımladığı yapıları olumlamanın biat, olumsuzlamanın muhalefet olduğu yanılsamasından kurtulduğumuz noktada" diyen Karacabey, referandum boykotunu gündelik yaşama sızmış teslimiyet biçimlerini teşhir ederek ele alıyor.
Kaynak: Haber Fabrikası http://www.haberfabrikasi.org/s/?p=4935
Direniş, sadece büyük politik karar anlarının eşlik edicisi değildir, direniş aslında bir formun dışına çıkmak için verilen kocaman bir mücadeledir, evde çocuğunuza bakarken, iş yerinizde işinizi yaparken hatta alışveriş yaparken bile bir formun içinde olduğunuza ayılmadıkça, kullandığınız bütün muhalif sözcükler kırık cam parçaları gibi ağzınıza batar ve kanatır dilinizi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)